Bilal KAYAALTI

Tarih: 10.02.2026 09:45

Bursa’da dilenciler, mendilciler turistleri taciz ediyor

Facebook Twitter Linked-in

Varsa yoksa sosyal medya. “Filancayı ziyarete gittim” fotoğrafları. 

 Yapay tebessümler, sahte temaslar, bol filtreli riyakârlıklar! 

Ama iş dertlenmeye gelince, yaşananı olduğu gibi söylemeye gelince, kentin canını yakan meseleleri yetkililerin yüzüne karşı dile getirmeye gelince, herkes suspus.

Allah’ın bir tane kulu çıkıp da Bursa Valisi’nin, kaymakamların ya da belediye başkanlarının önüne geçip “Bir derdimiz var” deme zahmetinde bulunmuyor.

Böyle toplara girmiyorlar, çünkü konfor bozulacak. 

Çünkü “aman bana dokunmasın” rahatlığı ağır basıyor.

Acayiplikte, savrulmuşlukta, bencillikte ve bananecilikte adeta bir lig kurulmuş; herkes zirve mücadelesinde. 

Bir düşünün…

Sizin, bizim akrabamız olabilecek insanlar, Osmangazi Metro İstasyonu civarında, İl Emniyet Müdürlüğü’nün görevli polislerinin gözünün içine baka baka fuhuş pazarlığı yapabiliyor.

Bu bir güvenlik sorunu değil mi?

Kentimizin ayıbı değil mi?

Cumhuriyet Caddesi, Abdal Meydanı, Ulu Cami çevresi, Tophane ve Tarihi Büyükşehir Belediye Binası’nın arkası…

Dilencilerin, mendilcilerin, “askere gidiyoruz” yalanıyla ellerinde kolonya ve şekerle dolaşan müptezellerin işgali altında.

Bursa’ya başka şehirlerden, hatta başka ülkelerden gelen az sayıda turist, bu grupların ısrarlı tacizine maruz kalıyor.

Şehrin vitrini dediğimiz yerler, en kırılgan alanlar haline gelmiş durumda.

Peki esnaf ne yapıyor?

Çoğu susuyor.

“Neme lazım” diyor.

“Aman valiyle, belediye başkanıyla, kaymakamla aram bozulmasın, mimlenmeyeyim” konforunun, bahanesinin arkasına sığınıyor.

Oysa kaybeden kim?

Kamu görevlilerini uyarmayan esnaf kaybediyor.

Dilencilere, mendilcilere, sahtekârlara göz yuman ticaret erbabı kaybediyor.

En çok da Bursa kaybediyor.

Konuştuğum bazı esnaflar, “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” anlayışıyla hareket ediyor.

Demokratik haklarının farkında olup, o hakları masanın altına saklayanlar ise cabası.

Oysa ne var bunda?

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e,

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a,

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a kentteki olumsuzlukları anlatmaktan daha doğal ne olabilir?

Gerçekten bu alanlarda ciddi sıkıntı var.

Başkan Bozbey’in göreve geldiği günden bu yana turizmdeki aksaklıklara dikkat çektiğini biliyoruz.

Erkan Aydın’ın da, Bursa’nın kalbi olan Hisar bölgesindeki çalışmalarla kentin turizm potansiyelini artırmayı hedeflediğinden haberimiz var. 

İnanın,

Yağışsız, soğuk havalarda bile Abdal Meydanı’ndan binlerce insan, turist geliyor.

Ulu Cami ve Cumhuriyet Caddesi zaten Bursa’nın nabzı.

Bu bölgelerde sabit zabıta ekipleri bulundurmak;

Dilenciye, mendilciye, sahte askere gidenlere karşı caydırıcı olacaktır.

Böylece yerli ve yabancı turist rahat nefes alır.

Bursa’nın üzerine yapışan olumsuz algı, belki tamamen değil ama bir nebze olsun silinir.

Ama bunun için önce suskunluk konforundan vazgeçmek gerekir.

Algıyı değil, gerçeği konuşmak lazım, Kazım! 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —