Bilal KAYAALTI

Önceden âlimler farklı yorumlar yapardı ama mesele aslında çok basit. Yaratıcı affeder denirdi; ama kul hakkı. O başka bir şeydir. O hak, ancak o hakkı yediğiniz kişiyle helalleşerek ortadan kalkar.

Bugün bu sorunun cevabını kitaplarda değil, sokakta, caddede görmek mümkün.

Örneğin Ulu Cami çevresinde…

Özellikle hafta sonları mabede sabah namazı kılmaya gelenlerin araçlarını gelişi güzel park etmesi nedeniyle büyük sıkıntı yaşanıyor. Üç şeritli Atatürk Caddesi’nde yol daralıyor, tek şeride düşüyor.

Yapılan aslında trafik kurallarını hiçe saymaktan başka bir şey değil.

Çünkü o araçlar caddeye bırakıldığında sadece trafik aksamakla kalmıyor; insanların zamanı, sabrı ve hakkı da gasp ediliyor.

Gelin görün ki caddede neredeyse 24 saat görev yapan trafik polisleri bu karmaşayı, öyle anlaşılıyor ki sanki bir yerlerden gelen “dokunmayın” talimatı varmış gibi görmezden geliyor.

Aracını cadde üzerine bırakan beyefendi, vicdanıyla yüzleştiğinde hata yaptığının, kul hakkına girdiğinin farkında olmasına rağmen, “Bir an önce namazı kılayım, trafiği kördüğüm yapmayayım” diye düşünmesi gerekirken. İki rekât namaz kılınca Allah’ın yaptığı her şeyi hoş göreceği emin edalarıyla Ulu Cami’de vakit geçirip otomobilinin başına geliyor ve trafiği altüst ettiğini gördüğü hâlde, Yaratıcının Kur’an’nda kullarına çokça seslendiği “Akıl etmez misiniz?” ayetinden nasiplenmeden bencilce hareket edip hiçbir şey olmamış gibi olay yerinden ayrılıyor.

Bu manzaranın bu caddede, yukarıda işaret ettiğim gibi hafta sonları yaşandığını bilen ve görevleri uyarıcılık olan Ulu Cami’nin imam hatipleri ile müezzin kayyumları da, öyle anlaşılıyor ki iki minare arasındaki mahyada yazılan, geçtiğimiz günlerde değiştirilen “Kul hakkından sakının” sözünü araçlarıyla caddeyi adeta işgal eden cemaate söylemeyi akıl edemiyorlar, hutbede hatırlatmıyorlar.

Allah göstermesin, gelişi güzel park yapılması nedeniyle bölgede yaşanan bir yangına ya da kalp krizi geçiren bir kişiye yetişmek isteyen ambulans ve itfaiye caddeden geçemezse; canının derdine düşen, alevler içinde kalan malını kurtarmaya çalışan insanlar mağdur olursa sorumlusu kim olacak, hocam?

Buradan Bursa Valisi Erol Ayyıldız’a, Emniyet Müdürü Kadir Gökçe’ye, İl Müftüsü Yavuz Selim Karabayır’a ve caminin cemaati  olan AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan ile partisinin milletvekillerine çağrı yapıyor; Atatürk Caddesi’nin o saatlerde boğulmasına sebep olan araç parkı sorununa çözüm üretmeye davet ediyorum.

Bilesiniz ki “Kul hakkından sakının” sözü sizleri daha çok ilgilendiriyor. Çünkü sizler bu şehri yönetenlersiniz.

***

İSMAİL HAKKI TEKKESİ VE SÖYLEDİĞİNİ YAPMAYAN HOCA

Geçtiğimiz gün iftarı İsmail Hakkı Tekkesi’nde yaptım.

Bilmeyenler için hatırlatayım: İftar yemeğine her gün bir kişi ya da bir grup sponsor oluyor, böylelikle kardeşlik sofrası bereketleniyor.

Ezanın okunmasına yakın sıraya girip yemeklerimizi aldık. Yapılan sofra duasıyla birlikte orucumuzu açtık.

Tekkenin hocalarından biri, yemekler yenirken masalarda tabldotların ve tabakların bırakılmaması konusunda haklı bir uyarı yaptı. Bu hatırlatmayı yemek sonuna doğru tekrar etti.

Sonra ne oldu biliyor musunuz?

Anonsçu hoca, tepsinin içindeki tabakları masada bıraktı ve gitti.

Onunla birlikte bazı hocalar da aynı vurdumduymazlığa imza attı. Burada üzücü olan, öğretici konumundaki bir kişinin hayati bir kuralı idrak edemeyişinin acizliğinin yatıyor olmasıdır. İstediğiniz kadar güzel hitabetiniz olsun; söyledikleriniz ile eylemleriniz örtüşmüyorsa öğrencilerinize bir şey veremezsiniz.

Sözü etkili kılan, söyleyen kişinin hâl ve davranışlarıdır. Tabii ki artık dinimizin yüce güzellikleri hocalarımızın kalbinde yaşamayıp dinî filmlerin karelerinde karşımıza çıkıyorsa, sözün bittiği yerdeyiz demektir.

Şimdi insan sormadan edemiyor:

Siz kimsiniz?

Sizi diğer insanlardan ayıran ne?

Tekkede eğitim gören öğrenciler sizin hizmetkârınız mı?

Neden anlattıklarınızı uygulamıyorsunuz?

Neden söylediklerinizle yaptıklarınız arasında böyle bir uçurum var?

Niye anlattıklarınızı tatbik etmiyor, aklımızla gözümüzün içine baka baka alay ediyorsunuz?

Müftümüz Yavuz Selim Karabayır’a ve Mustafa Baykal abime de duyurulur.

 


Ulu Cami, kul hakkı ve Atatürk Caddesi

Ulu Cami, kul hakkı ve Atatürk Caddesi

10.03.2026 09:50:00