Bilal KAYAALTI

Tarihe karışanlarla, kalplere kazınanları fark etmek lazım.

Mahallelerimizdeki bakkal amcanın samimiyeti gözümüzün önünden film şeridi gibi geçiyor; o yılları mumla arıyoruz ama geri getiremiyoruz, gelmiyor.

Şimdi ise sağlık ocaklarında hekimlerle kurulan diyaloglar, köprüler var.

Bir doktorla hastası arasında…

İlk bakışta, bir “geçmiş olsun” gözükse de içinde bolca sabır barındırıyor.

Hele böyle bir zamanda doktorların sayısındaki azalmaya, sağlığı bozulanların sayısındaki artışa baktığımızda;  kime kızacağımızı, takdir edeceğimizi, yönetici ve yönetenleri de tek tek ayırmalıyız.

Evet, ilk bakışta vatandaşa hizmet etmesi gerekenler insanı yaşamaktan soğutuyor diyebiliriz; haklıyız da.

Hele hastanelerde zaman zaman meydana gelen olaylar hepimizi üzüyor.

***

Şimdi sizleri bir doktorla tanıştıracağım.

Bursa'nın Osmangazi İlçesi Sakarya Mahallesi’nde bulunan sağlık ocağında çok uzun yıllardır görev yapan bir hekimimiz: Konçuy Enişte.

Geçtiğimiz cuma günü, öğlen mesaisinin başlamasından kısa bir süre sonra bahsini ettiğim sağlık ocağına gitmiştim.

Aman Yarabbi… 

İçerisi Çekirge Devlet Hastanesi’nin acili gibi; tıklım tıklım…

Sebebine gelince; dört doktorun görev yaptığı sağlık merkezinde hekimlerden biri izinli, diğeri ise eğitime gönderildiği için yüzlerce hastanın yükü iki doktorun sırtına binmiş.

Her cinsten, renkten, yaştan, karakterden insan… 

Empati yeteneğini kaybetmiş, fiziki rahatsızlığı olmayıp topluma zarar verenlerin de buralara gelmesiyle ister istemez hizmet daha da aksamış.

Peki, İl ve İlçe Sağlık Müdürlüklerinin A ve B planları yok mu diyebilirsiniz?

Var ama…

Doktor azlığından dolayı, Sakarya Sağlık Ocağı’na tabiri caizse “yedek kulübesinde” hekim olmadığından takviye yapılamamış.

Bitmedi… 

Aynı günün sabahı bağımlı bir hastanın doktor Konçuy Hanım’ı tehdit etmesini de ilave edelim.

Yaşanan sorunun ardından olay yerine gelen polislerin hekim hanıma,

“Şahıstan şikâyetçi misiniz?” sorusuna,

“Hayır, değilim.” cevabını vermesi; alkışı da, takdiri de hak ediyor. 

Neden alkışı, teşekkürü hak ediyor derseniz… 

Gelin, onu doktorumuzdan dinleyelim:

“Beni tehdit eden hastadan ürktüm ama soğukkanlılığımı korudum. Polisi çağırdım, bana ‘Şikâyetçi misiniz?’ diye sordular. Hayır, o benim hastam. Yaşadığı sorunlar var; bilerek yaptığı bir şey yok.”

Yasa, böyle hadiselerde hekimlere “kendinizi odanıza kilitleyin, sakinleşin ve bulunduğunuz yeri terk edin” yetkisi vermesine rağmen; Konçuy Enişte, yaşları 65’in üzerinde onlarca hastayı mağdur etmemek için sağlık ocağını terk etmemiş.

Değişik insanlarla, hastalarla muhatap olmasına rağmen; iki saate yakın beklediğim sağlık ocağında, doktor hanımın herkese güler yüzle yaklaştığına şahit oldum. 

Rahmetli babaannemden de, kıymetli annem ve eşimden de Konçuy doktorumuzun samimi diyaloglarını dinlemiş, komşularımdan da işitmiştim.

Şimdi daha farklı mevzulara da şahit oldum. 

Böyle bir ülkede, böyle acayip süreçlerden geçtiğimiz bir dönemde; hastasının mağdur olmaması için çırpınan bir hekimi, Bursa İl Sağlık Müdürü başta olmak üzere bu kentin yöneticileri takdir ve teşekkürü çok görmemeliler.

 


Takdiri de, teşekkürü de hak eden doktor

Takdiri de, teşekkürü de hak eden doktor

13.01.2026 09:59:00