Bilal KAYAALTI

Bu şehirde doğan veya yaşayan bazı fanilerin, kentle ilgili sorumluluk bilinciyle hareket edemediklerine şahit olduk, oluyoruz.

Dün,

Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı, göreve gelişinin 13 yılını değerlendirdi.

Özer Bey çok ilginç birisi; sorgulanmasını, ezberlerin bozulmasını istemiyor.

Örneğin, basın toplantısında protokoller ve ortak projelerle Bursa’nın ekonomik ve sosyal kalkınmasına yön veren aktif bir kurum haline geldiklerini belirtti.

Ardından da, “Kültürel yatırımlara kadar birçok alanda şehrimizin yanında yer aldık. Bursa Pideli Köftesi ve Bursa Havlusu gibi değerlerimize aldığımız coğrafi işaret tescilleriyle de kentimizin marka kimliğini küresel ölçekte koruma altına aldık” dedi.

Hakikaten çok enteresan. Kentimizin kimliğini koruma altına aldıklarını sıralayan Özer Matlı’nın basın toplantısı yaptığı idari bina; 600 yıllık tarihe sahip, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki “Daye Hatun Camii”ni  halk dilindeki adıyla Tayakadın’ı adeta gözyaşına boğdu; ibadethane görünmez hale geldi.

Böyle acayiplikler içinde, “şuna yaptık, bunu yapacağız” sloganları.

Nasıl ama üst katta cenaze, ağıt, alt katta düğün, vur patlasın, çal oynasın!

Bir yanda dua, öte yanda cam cephe.

Bilmeyenlere, unutanlara, başını kuma gömenlere, riyakârlara bir kez daha anlatayım.

Tayakadın Camii, dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe tarafından 2016’da restore edildi; kocaman bir avluya ve şadırvana kavuştu. Hanlar Bölgesi’nin önünü açmakla övünen önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ile Hisar’da patinaj yapan Osmangazi Belediyesi’nin önceki dönem başkanı Mustafa Dündar, Tayakadın Camii’nin önüne Ticaret Borsası binasının yapılması için daha evvel yapılan protokolü yerine getirip temel attılar. Yıl 2020'ydi. 

Hem de Bursa’nın tarihi mirasına hançer saplayarak yaptılar bu utancı!

O dönemde, benim haber verdiği birkaç kişi hariç, kimseden itiraz yükselmedi. 

Böyle bir acayiplik yapılırken, silüet mahvedilirken "Bursa sevdalısı" olan, ecdadıyla övünen Önder Matlı gibi bir şahsiyetin biladeri, Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı, 600 yıllık geçmişe hançer saplanırken suspus oldu.

Özer Matlı şimdi kalkmış, kent kimliğini korumaktan filan bahsediyor.

Kusura bakmayın Özer Bey, anlattıklarınız bana inandırıcı gelmiyor.

Siz, “Ben burasını sağlıklı kullanamam, istemiyorum” diye benimle konuştuğunuzda, “Bursa kamuoyuna açıklama yapmalısınız” demiştim. Sustunuz; tarihin önünün kapatılmasına isteseydiniz karşı çıkabilirdiniz ama yapmadınız.

Şimdi kalkıyor, “Bursa çok yakında hak ettiği yere gelecek” diyorsunuz.

Ecdadın eseriyle adeta alay edilirken gıkınızı çıkarmıyorsunuz, irade ortaya koymuyorsunuz; sonra da “Ben Bursa çocuğuyum, kent hak ettiği yere gelecek” diyorsunuz.

Orta yerde kocaman camlı bina ayıbı dururken pideli köfteden bahsetmeniz çok komik.

Hele hele böyle bir hafıza ve vicdan ceketiniz gibi sırtınıza yapışmışken, BTSO gibi Bursa’nın çatı kuruluşuna aday olarak çıkmanız da enteresan.

Bursa’nın marka kimliği önce vicdanla, dik duruşla, itirazla, kamuoyunu bilinçlendirmekle, eylemle büyür.

Kapısının arkasında ağlayanı, sızlayanı giremeyip; Bursa’mızı yeniden planlamayı, üreticiye ve ihracatçıya destek olunacağını hatırlatan Özer Matlı’yı, önce kendi idari binasını yıkarak UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki tarihin önünü açmaya davet ediyorum.


Özer Matlı önce Tayakadın Cami'nden özür dilemeli!

Özer Matlı önce Tayakadın Cami'nden özür dilemeli!

18.02.2026 16:38:00