Bilal KAYAALTI

Dertlenmek, derdi olanlara yetişmek, belirlenen fitrenin, sadakanın çok çok üzerinde fedakârca adımlar atmak insana mutluluk veriyor.

Yani alınca değil, verince sevinçler çoğalıyor.

Şu bir gerçek ki geçim sıkıntısı birçok aileyi derinden etkiliyor. Yaşanan bu çok önemli sorunun farkına varanlar, ölü taklidi yapmayanlar ise kazançlı çıkıyorlar.

Düşünsenize… 

Yoksulluk sadece gelir eksikliği değildir. Bir annenin mutfakta hesabı defalarca yapması, bir babanın çocuğuna “şimdi değil” demesidir.

Devlet mekanizmasını döndürenlerin görevi görmezden gelmek, mazeret üretmek değil; görmek ve çözmektir. Sorunu dile getireni susturmak değil, sorunun kendisini ortadan kaldırmaktır.

Ama bir de sessiz kahramanlar var.

Şimdi sizlere Osman İpekçioğulları ve birkaç arkadaşının, yardımın üç kuruştan ibaret olmadığının farkına varanlardan aldıkları desteklerle yürekleri nasıl ısıttıklarından bahsedeceğim.

Bilenler bilir, Kalbiselim Eğitim, Kültür ve Yardımlaşma Derneği; adını, şanını duyduğunuz birçok profesyonel yardım kuruluşu gibi hareket etmiyor. Maaşlı çalışanları yok. Tribünlere oynamıyorlar. Reklam peşinde değiller. Gecenin üçünde sahur sofralarını şenlendiriyorlar.

Hem de öyle böyle değil; sucuklar, kaşar peynirleri, en kalitelisinden beyaz peynir, mazot kokusuz zeytin, tereyağı ve süt…

Mesela her gün 150 kişiye iftar veriyorlar.

Özellikle çocukların yüzlerini güldürmek için gayret göstererek bayramlık kıyafetler, pabuçlar ve her birine 2 bin TL harçlık veriliyor.

Bitmedi… Şimdiye kadar, yani Ramazan sürecinde, 2 bin 500 kişiye dolu dolu erzak paketi ve kartı ulaştırılmış.

4 bin 350 kişiye zekât verilmiş.

Almanya’dan gelen bir hayırseverin verdiği 390 bin lira, belirlenen kişilere paylaştırılmış.

Bir başka hayırsever ise 750 bin lira vermiş; borcu olanların borcu ödensin, evleri neşelensin düşüncesiyle.

Paylaşmanın makarnayla olmadığını bilen bu kalbi güzeller, yüzlerce kişinin elektrik, doğalgaz ve su faturalarını ödeyerek ailelere derin bir “oh” çektirmişler.

Unutmadan hatırlatayım: Kalbiselim, yardımseverlerin desteğiyle Suriye’ye şu ana kadar 10 tır yardım gönderdi.

Şimdi ise yeni hedefleri, Kosova ve Makedonya.

Osman İpekçioğulları bu noktada dikkat çekici bir şey söylüyor:

“Vatikan görevlisi papazlar ve rahibeler Balkanlar’da hayır işleri yaparken, okullarda ve eğitim yuvalarında olağanüstü bir misyonerlik faaliyeti yürütüyor. Bizler elimiz kolumuz bağlı bakamayız. Bu topraklarda ecdadımızın ayak izleri ve eserleri bilinirken akrabalarımıza karşı sorumsuz davranamayız. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Balkanlar konusundaki hassasiyetine tam da bu noktadan bakıyor, şifreleri çözüyoruz. Nasip olursa bayram sonrası çok önemli adımlar atacağız.”

Papazlar, rahibeler ve daha birçok faaliyet içinde olan Vatikan, babasının hayrına buralarda cirit atmıyor.

Sebebi, amaçları belli!

Sizlere bir örnek vereyim: Nasıl ki Kosova’daki bazı diyanet görevlilerine, burada yaşayan kardeşlerimiz davette bulunmalarına rağmen duyarsız davranmaları, İslam’ı anlatmak yerine konforlarından taviz vermemeleri ne kadar üzücüyse; Vatikan’ın görevlilerinin tebessüm eden yüzleriyle yaptıkları hizmetler de o kadar ibretliktir.

Bitirirken…

Kalbiselim Eğitim, Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Osman İpekçioğulları ve Emir Almaç’ın gayretleri, dertlenmeleri umarım herkese örnek olur.

 

 


Kalbi Selim, Osman İpekçioğulları ve Vatikan

Kalbi Selim, Osman İpekçioğulları ve Vatikan

12.03.2026 17:48:00